ÇOCUKTA PROBLEM DAVRANŞ

Günlük hayatımızda sıklıkla çocukların ağlamalarını, inatlaşmaları ve bitmeyen istekleriyle karşılaşmaktayız. Hatta iplerin tamamının çocukta olduğunu ya da bunun tam tersi her şekilde çocuğunuzu her yere götürseniz de tepkisiz kaldığını gözlemleyebiliriz. Peki bu karşılaştığımız durumlar ne zaman bizlere sorun yaratmaya başlar?


Aslında her zaman bir sorun olarak karşımıza çıkmakta olan bu davranışlar, sıklığına göre de tolere edilebilir ya da edilemez duruma gelebilir. Bu noktada ailenin rolü çok önemlidir. Ailenin çocukta oluşan davranışa verdiği tepkilerle problem davranışın devam etmesine ya da ortadan kaldırılmasına da neden olabilir. Anne babalar çoğunlukla çocuğun ağlama, öfke nöbeti, ısrar ve daha birçok problem davranışına anlık çözümler üretirler. Bu çözümler maalesef çocuğun var olan problemini o anda çözümlese bile sonrasında problem davranışın devam etmesinde çok büyük rol oynamaktadır.


Çocuğunuzda karşınıza çıkan problem davranışlar çoğu zaman benzer olsa bile nedenleri her zaman farklıdır. Çocuğunuzun öncelikle yaşadığı süreçte problem davranışa hangi durumun ortam hazırladığı, anne babanın problem davranışın öncesinde verdiği tepki ve uyaranlar en önemlisi de iletişiminizde gözden kaçan eksiklik ya da tıkanmalar problem davranışın ortaya çıkmasında tetikleyici etken oluşturur.


Her ne kadar çocuklarda görülen problem davranışlar çocuktan çocuğa, aileden aileye ciddi farklılıklar gösteriyor olsa da genel olarak dikkat edilmesi gereken noktalar;


Çocuğunuz Ağladığında…

Çocuğunuz ağladığında onun istediğini yapmak yerine sessiz olduğu zaman ve kendini doğru bir şekilde ifade ettiğinde istediğini vermemiz ve bu sakin ve iletişime açık durumunu mutlaka ödüllendirmeliyiz.


Çocuğunuz İnatlaştığında…

Çocuğunuzun inatlaştığı durumları ortadan kaldırmak ya da ona ulaşması için onu hedef olarak göstererek öncesinde farklı bir beceriyi gerçekleştirmesini istemeliyiz. Bu durum hem onun yeni bir beceri kazanmasını sağlarken, doğru davranışı uyguladığında istediğine ulaşabileceği mesajını vermektedir.


Sınırları Çizin!

İsteklerini sınırlandırmak. Ona sınırlar çerçevesinde seçme özgürlüğü tanımak. Çocuğunuzun hem bir birey olarak farkındalığını arttırmak çok önemliyken hem de hepimizin sınırları olduğu gibi hayatına sınırları getirmek onun hayata hazırlanması ve belirli sınırlar olsa bile seçim yapma becerisini kazanması ve isteklerinin sorumluluğunu alması için koyduğunuz sınırlar ve seçim hakkı onların hayatında çok önemlidir.


Çocuğunuzun Tepki Vermesini Sağlayın!

Tepki vermekte zorluk çeken bir çocuğun tepki verebileceği ortamlar yaratmak. Çocuğunuzun kendini ifade etme becerisini kazanması ve dil gelişiminin sağlıklı ilerlemesi için bu önemlidir. Çocuğunuza gerektiğinde model olmalı, ona sorular sormalı ve onun kendine ifade etmesine izin vermeliyiz.


Ortak Kararlar Alın!

Ailenin kurallarını ortak almak çok önemlidir. Ailede tabii ki karar mercii her zaman anne ve babadır fakat ailesel durumlarda çocuğun fikrinin alınması uygun olmasa bile neden uygun olmadığının açıklanması onun kendini birey olarak algılaması ve özgüven gelişimi için önemlidir.


Tutarlı Olun!

Anne ile babanın davranışlarının tutarlı olması alınan her karada ve uygulanan her davranış için en temel uygulanması gereken durumdur. Annenin ya da babanın kendi davranışlarında ya da anne ayrı babanın ayrı bir tutum sergilediği durumlarda çocuğunuza öğretmek istediğiniz herhangi bir durumun ya da değiştirmek istediğiniz davranışı değiştirmeniz imkânsız hale gelebilir. Çocuğunuza karşı olan davranışlarınız her zaman tutarlılık göstermelidir.Çocuğa sunulan imkanların doyum sağlamaması ve o uyaranların etkinliği ve ilgi çekiciliğinin devamı için gerektiği durumlarda uyaranları fazlalaştırmak ya da azaltmak önemlidir.


Ağlama Nöbetleri

Çocuğun ağlama nöbetlerinde onu istediğini vererek susturmak yerine gerektiğinde mola zamanı verebilirsiniz. Bu durumda çocuk ve ebeveyn yaşadıkları süreci düşünmek ve bu durumla baş edebilmeleri için zaman kazanır. Mola zamanında aynı zamanda yaşanılan sıkıntının gerçek nedenine de bakılarak sorunu temelden çözümlemeniz için de bir şans elde etmiş olursunuz.

Çocuğun ağlama nöbetlerinde onu istediğini vererek susturmak yerine gerektiğinde mola zamanı verebilirsiniz. Bu durumda çocuk ve ebeveyn yaşadıkları süreci düşünmek ve bu durumla baş edebilmeleri için zaman kazanır. Mola zamanında aynı zamanda yaşanılan sıkıntının gerçek nedenine de bakılarak sorunu temelden çözümlemeniz için de bir şans elde etmiş olursunuz.


Bizler duygularımızı, hissettiklerimizi ve düşüncelerimizi davranışlarımızla anlamlandırırken, davranışlarımızın parmak izimiz kadar özgün olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle, çocuğunuzda var olan davranışınızın yine sizlere ve çocuğunuza özgün bir davranış şekli oluşturarak kalıcı ve sağlıklı hale getirebilirsiniz.


Gözde ERDOĞAN ŞAHENK





39 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör