OTİZM TANISI ALMIŞ BİREYLERDE DİL GELİŞİMİ VE İKİNCİ BİR DİLİN ÖĞRETİMİ

Güncelleme tarihi: 7 Mar

Otizmli çocuklarda dil kazanımı normal gelişim gösteren çocuklardan daha farklı işlemektedir. Otizm tanısı almış bir çocuğun çevresiyle olan etkileşimsel ve iletişimsel kısıtlılıkları, çevresine olan ilgisinin yetersizliği, çevresindeki uyaranlara tepkilerindeki azlık, otizmli çocukların dil gelişimini olumsuz etkilemekte bu durumda ailelerinin desteğine ve gelişimsel eğitime daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar.


Çocuğunuzun alıcı dil ve ifade edici dil seviyelerini bilmeniz bu durumda çok önemlidir. Çocuğunuzun algılama, anlama ve ifade etme seviyesine uygun bir dilin kullanılması çocuğun iletişiminizde artışı sağlayacak ve bu durumda çocuk kendini ifade ettikçe kullandığı dilde ustalaşabilecektir. Çocuğunuza kullandığınız dil yalın ve net olmalıdır. Çocuklar sözcüklerin farklı anlamlarını algılamak da zorluk yaşamaktadırlar ki otizm tanılı bireyler iletişimde kullandığımız imaları, konuştuğumuzdaki ses tonu farklılıklarını, duygu durumlarını da algılayamayabilirler. Bu nedenle dil öğretimi yaparken imalardan kaçınmalı, onun dil gelişimine uygun sözcükler seçmelisiniz.


Otizm tanılı bir bireyin dil konuşma becerisinin normal gelişim gösteren çocuklara oranla daha zor kazanılmasının yanı sıra ev içerisinde iki/ üç dilin konuşulduğu ailelerde otizm tanılı bireye dil öğretimi nasıl olmalıdır?


Anadil Yaşanılan Ülkenin Yaygın Dili Olmalıdır!


Otizm tanısı alan bir bireyin ana dili kesinlikle yaşadığı ülkede yaygın konuşulan bir dil olmalıdır. Her ne kadar ikinci bir dil öğretimi yapılsa da çocuğun eğitimini alacağı dil çok önemlidir. Dil kazanımını akranlarına göre daha geç edinme ihtimallerinin olduğunu ve erken yaşta yoğun bir eğitim aldığı düşünüldüğünde verilecek eğitimin kaliteli olabilmesi için aynı dilin de evde anadil olarak konuşulması önemli bir noktadır.


Önce Birinci Dili Öğrenmelidir!


İkinci bir dilin öğretimine başlanmadan önce çocuğun kullandığı dilde pratikleşmesi ve aktif olarak o dili kullanıyor olması önemlidir. Aksi halde kendini ifade etmekte güçlük çeken ve yetersiz kelime haznesine sahip olan bir çocuğun ikinci dilin öğretiminde iki dilin arasındaki farkı anlayamama durumu ortaya çıkabilir, bununla beraber her iki dili de işlevsiz olarak kullanabilir.


Dil Öğretiminde Materyallerden Yararlanın!


İkinci bir dilin öğretiminde kullanılan materyaller de önemlidir. Sözcükleri resim ve nesnelerle eşlemek otizmli bir bireyin o sözcüğü işlevsel olarak öğrenmesini sağlarken, öğretilen kelimeyi ya da cümleyi siz model olarak nasıl kullanması gerektiğini sıklıkla tekrarlayarak öğretebilirsiniz.


Her Anı Dil Öğretimi İçin Kullanın!


Otizmli bir çocuğun eğitiminde tekrar ve süreklilik büyük bir önem taşımaktadır. Bu nedenle dil öğretiminin sürekli günlük hayatta tekrar edilmesi ve eski bildiklerine sıklıkla dönülmesi de öğrendiği dili işlevsel hale getirecektir.


Yaşanılan bazı gerçekler ise otizm tanılı bir bireyin ikinci dili konuşabilmesi ve iki dili karıştırmadan yalın olarak kullanabilmesi çok zor bir süreçtir. Sosyal ilişki ve iletişimde ciddi zorluklar yaşayan bu çocukların ikinci bir dili öğrenmesinin dışında sosyal hayatta iletişim kurabilen, farklı insanlarla ilişki içerisinde olabilen ve bu ilişkileri sağlıklı bir şekilde yürütebilmesini amaçlamak onların hayatını kolaylaştıracak ve onların bağımsız bir birey olmalarında yardımcı olacaktır. Bu nedenle otizm tanılı bir bireyin yaşadığı ortamda, toplumsal hayatta konuşulan bir dile hakim olarak o dilde kendini ifade edebilir seviyede olması yaşadığı topluma uyum sürecini kolaylaştıracaktır.


Verilecek olan ikinci bir dil ise ancak kullanılan ana dilin aktif olarak kullanarak kendini rahatlıkla ifade edebilir duruma geldiği zaman verilmelidir. Aksi halde çocuğunuzun otizmin getirdiği içe kapanma, dış dünyadan uzaklaşma gibi semptomların artacağı düşünülmektedir.


Gözde ERDOĞAN ŞAHENK




4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör