Kıyafetler Çocuğun Dış Görünüşü İçin Değil Kullanım Rahatlığına ve İhtiyacına Göre Seçilmelidir.

Güncelleme tarihi: 7 Mar

Hayat her koşulda detaylarda gizlidir. Hedeflerimize ulaşabilmemizin yolu bile yaşamımızı nasıl organize ettiğimizden geçer. Peki çocuklarımızın yaşamını nasıl yapılandırıyoruz? Çocuklarımızın bir taraftan gelişmesini isterken bir diğer taraftan çocuklarımızı kendimize bağımlı kılabiliyoruz. İşte bu fark edilmeyen detaylardan bir tanesi de çocuğumuzun hayatını düzenlerken ona aldığımız kıyafetlerden geçiyor.

Uzun zamandır gözlemlediğim fakat bir türlü sıra gelmeyen bir konu kıyafet meselesi. Kıyafetler çocuğun hayatında nasıl onu bizlere bağımlı hale getirebilir diyebilirsiniz fakat kıyafet seçimleriniz her koşulda çocuğun kendi başına giyip çıkarabileceği şekilde olmalıdır.


Kıyafetler çocuğun dış görünüşü için değil kullanım rahatlığına ve ihtiyacına göre seçilmelidir.


Çocuklarımız her zaman çok tatlı ve çok güzeller. Bu nedenle bu küçük insanları rengarenk giydirmek ve onların tatlılığını izlemek biz yetişkinlere büyük keyif verir. Şimdi bu durumu biraz ters taraftan inceleyeceğiz. Çocuklarımızın bu şirin görüntüleri ortaya çıksın ve güzel güzel çocuklarımızı giydirirken seçtiğimiz kıyafetlerin zorluğu, teferruatı, darlığı ya da genişliği çocuklarımızı bize bağımlı kılıyor. Bu nedenle görsel çoğunlukla anne baba için önemliyken çocuğunuzun güzel görünmesi için değil önceliğiniz konforlu, rahatlıkla giyip çıkarabileceği kıyafetleri seçmek olmalıdır.


Çocuğunuz bağcığını bağlayamadığı ayakkabıları giymesin!


Erken dönemde özellikle yeni yürümeye başlayan çocuklarda sadece görsellik için bile olsa bağcıklı ayakkabılar satılıyor. Bu durum sürekli hareket eden çocuğunuz için hem gereğinden fazla zorluk yaşamasına hem de size bağımlı olmasına sebep olur. Düşünün ki çocuğunuz koşarken bağcık ayağına takılabilir ve tehlikeli bir yerde dengesini sağlayabildiği halde düşebilir. Bu durumu diğer açıdan değerlendirirsek, çocuğunuz bağcığın çıktığını fark ettiğindeyse sürekli olarak bağlamanız için sizin yanınıza gelecektir. Bu durum onun dikkatini verdiği bir oyunu bölmesine ve kendi yaşadığı rahatsızlığı kendi başına çözmek yerine size bağımlı olmasına sebep olur.


Dar ve zor giyinip soyunabilen kıyafetlerden uzak durmalısınız.


Ebeveyn olarak her koşulda hedefimiz, çocuğun kendi bedeni ve kendi hayatı ile ilgili sorumluluğu alabilmesi için ona imkân tanımak olmalıdır. Bu nedenle çocuğunuza aldığınız kıyafetlerin rahat giyinip soyunabildiği, esnek ve bol olmasına özen gösterin. Çocuğunuzu giydirmek yerine, çocuğun kendi giyinebilmesi için onu teşvik edin. “Sen giyinebilirsin tatlım” Çocuğun kendi başına giyinip soyunabilmesi için kıyafetlerin rahat, lastikli ve çocuğun kolay hareket ettirebileceği kadar esnek olması çok değerlidir. Bu nedenle dar pantolonlardan, düğmeli kıyafetlerden ve sert kumaşlardan uzak durmalısınız. Hiçbir görüntü çocuğunuzun özerkleşmesi ve rahatlıkla hareket etmesinden daha değerli değildir.


İdeal Olanı;


Erken dönemde çocuğun bebekliğinden itibaren ihtiyacınız olduğu kadar kıyafet alabilmenizden geçiyor. Biz çocukları giydirirken hangi önceliğe göre giydirdiğimiz sorusunu kendimize sorduğumuz zaman hayatınızı verdiğiniz cevaba göre yeniden yapılandırabilirsiniz. Bebeklikten çocukluğa geçişte bebeğin rahat, pamuklu, geniş ve kolay giyinebilir kıyafetlerle büyümesi, bebeğinizin rahatlıkla hareket edebilmesi ve gelişebilmesi için öncelikli tercihimiz olmalıdır.


Çocuğunuz adım adım büyürken kendi başına giyinip soyunma denemeleri yapacaktır. Her sağlıklı öğrenim süreci heves ve merak ile başlar. Bu nedenle çocuğunuz giyinip soyunmayı öğrenmesi için merak ettiği anları kovalayın ve merakla kıyafetlerini kendi çıkarmaya çalıştığında ona fırsat verin. Çocuklar deneye yanıla bir beceriyi kazanabilir ve bilgiyi öğrenebilir. Bu nedenle çocuğunuzun kıyafetlerinin sorumluluğunu alabilmesi için her koşulda ortamı hazırlayacak olan kişi biz yetişkinleriz.


Kıyafetleri çocuğunuzun fiziksel ihtiyaçlarına göre seçin ve alın. Çocuğunuz kıyafetlerini kendi başına çıkarma denemelerinde ona fırsat verin. Hata yapmasına sabırlı olun ve her koşulda geri planda kalın. Göreceksiniz ki doğru zaman ve doğru koşullarda öğrenilen her davranış alışkanlığa dönecektir.


Gözde ERDOĞAN ŞAHENK




52 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör