İKİ FARKLI DİLİ KONUŞAN AİLELERDE ÇOCUĞUN DİL EĞİTİMİ NASIL OLMALIDIR?

Hiç şüphesiz ki dil, kendimizi ifade etmemizde en etkin aracımızdır. Yaşamımızın ilk yıllarında edindiğimiz bu becerimiz yaşadığımız kültür ile doğrudan bağlantılı olup aynı zamanda farklı kültürleri de anlamamız ve algılamamız için en iyi aracımızdır. Peki kendimizi ifade etmemiz için kullandığımız dili öğrenmemizde etkenler nelerdir?


Çocuklarda dil gelişimi zihinsel süreçle paralel gitmekte, genel kıstaslar ve ortalama dil kazanımı için zaman aralıkları verilse de süreç bireysel olarak devam eder. Çocuğun zihinsel, bedensel gelişimi ile paralel olan dil gelişimi, çocuğun yaşadığı çevre ile de doğrudan ilişkilidir. Dil becerisinin kazanımında çevresel uyaranlar, yaratılan / yaratılmayan imkanlar, iletişim şekli ve davranış biçimi çocuğun dil eğitimini doğrudan etkilemektedir.


Bebek ilk doğduğu andan itibaren her ülke ve kültürde aynı süreci yaşar ve kendilerini “ihtiyaçlarını” ağlayarak ifade ederler. Bebek yaşamının ilk aylarında her sesi çıkarabilme yetisine sahipken, yaklaşık 3. aydan itibaren yaşadığı çevrenin, etrafında duyduğu seslerini, cümlelerini anlamlandırmaya başlar ve daha sonra taklit eder hale gelirler. Bebek taklit etme esnasında çıkardığı tesadüfi hece ya da sözcükleri daha sonraları kendini taklit ederek geliştirirken işaret edip taklit ettiği hece/ sözcüklerle kendilerini ifade etme şekilleri değişir. Kelime dağarcığının çok hızlı geliştiği özellikle 1-3 yaş arasındaki çocuk çevresinde var olan uyaranları adlandırmaya başlarken bir yandan da her geçen gün heceleri kelimeye, kelimeleri cümlelere dönüştürmeye başlar. Bu yaş aralığında çocuğun yürümesiyle beraber dil gelişiminde hızlı bir süreç başlar. Çocuk her yeni gün farklı birçok kelimeyi kelime dağarcığına ekler. Çocuğun bu süreçte yaşadığı çevre ve çocuğa sunulan imkân ve uyaranlar büyük önem taşır.

Çocukların birincil çevresi, en yakınları olan anne ve babadan oluşur. Bu noktada çocuk dil gelişiminde ilk olarak anne ve babayı taklit ederek yaşadığı çevrenin dilini öğrenir ve kendini ifade etmeye başlar. Fakat doğdukları andan itibaren iki/ daha fazla farklı dilin kullanıldığı ailelerin çocuklarında dil gelişimi nasıl olmalıdır ve dil eğitimi nasıl verilmelidir?


Anne- Baba Ayrı Diller Konuşabilir!


Dil gelişiminde ilk olarak alıcı dil gelişir. Çocuk önce çevresindeki konuşulan dili algılar ve anlamlandırır ve daha sonra ifade eder. İki farklı dilin konuşulduğu ailelerde sıklıkla iki dilin aynı anda ve sözcüklerin iç içe olarak karıştığı gözlemlenmektedir. Bu durumda çocuk iki dili öğrense de dili yalın halde kullanması zaman almaktadır. Bu durumda ailede konuşulan diller anne ya da babanın kullandığı dil olarak ayrılabilir. “Örneğin, anne Türkçe konuşurken babanın Almanca konuşması gibi” Bir farklı seçenek de çocukla farklı dillerin konuşulduğu süreler değiştirilerek çocuğun her iki dili de en iyi şekilde ifade etmesi sağlanabilir. “Örneğin, pazartesi Türkçe konuşulurken Salı Almanca konulması gibi” . Çocuğun ilk dil becerisi kazanımında kullanılan her iki dil birbirleri ile karşılaştırılmalıdır. Örneğin, top kelimesi bir nesne ya da resim ile desteklenirken bu süreçte hem Türkçesi hem de Almancası söylenebilir. Bu çocuğun kelime dağarcığını geliştirirken var olan nesnenin ya da durumun kullanacağı iki dilde de karşılığını anlaması ve anlamlandırması için önemlidir.


Kullandığınız Dil Yalın Olmalıdır!


Anne baba her zaman çocuğun ilk öğretmenleridir. Bu nedenle konuştukları dili yalın ve net kullanmaları çocuğunda her iki dili kazanımını kolaylaştıracaktır. Ev ve çevrede kullanılan dilin ikinci dille karıştırılmadan kullanılması çocuğun okul hayatında ve çevresinde kendisini daha iyi ifade etmesini sağlayacaktır.


Yaşadığı Toplumun Kullanılan Dili Öğrenilmelidir!


Çocuğun yaşadığı toplumun dilini 0-3 yaş aralığında öğrenmesi okul hayatına hazırlanması ve genel geçirdiği sürecin dışında okula uyum sürecine yumuşak bir geçiş yapması için önemlidir. Her iki dili öğrenerek büyüyen çocuklarda alıcı dil gelişimi normal sürecinde olabilirken, çocuğun ifade edici dil gelişimi gecikebilir. Bu durum çocuğun her iki dili algılaması ve bunu hayata geçirmesi için gerekli bir süreçtir.


Dil Eğitimi Materyaller ile Desteklenmelidir!


Aileler çocuğun her iki dili öğrenmesi için çevresel uyaranlara dikkat etmesi gerekir. Her iki dilde kitaplar alınarak bu kitapların çocuğa okunması ve kitaplar ile ilgili o dilde sohbet edilmesi çocuğun kelime dağarcığını geliştirirken bir yandan çocuğun o dilde kendini daha rahat ifade edebilmesi için fırsatlar oluşturur. Çocuğun evde oynadığı oyunları kullandığı dillerle eşleştirebilir hatta oynadığı oyunları her iki dilde de oynayabilirsiniz. Çocuğun her an konuşması için ailenin ortam oluşturması çok önemlidir. Çocuk kullandığı dili karıştırırken karşısındaki kişinin ona model olması ve doğru cümleyi tekrar ettirmesi çocuğun kullandığı dili geliştirmesine katkıda bulunacaktır. Evde o anda kullanılan dilin belirlenen sürede devamlılığı önemlidir. Aile bu sürede çocuğun belirli konularda o dilde konuşmasını destekleyebilir ve ona model olabilir.


İki ya da daha fazla dilin konuşulduğu ailelerde çocuğun dili öğrenme ve sosyal sürece uyumu ailenin tutum ve davranışlarıyla birebir bağlantılıdır. Çocuğunuzun ilk modeli, benzeyeceği kişi ve öğretmeni siz anne babalarsınız. Bu nedenle konuştuğunuz dili, özelliklerini ve çocuğunuzun o dilde kendini ifade edebilmesi sizlerin çocuğunuza sunduğunuz imkanlar, yarattığınız ortamlar ve tutarlı davranışlarınız ile belirlenecektir.


Gözde ERDOĞAN ŞAHENK





591 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör