Evinizde Çocuklarınıza Verdiğiniz Hakları Gözden Geçirmeliyiz

Çocuklarımıza sunduğumuz özgürlük alanı maalesef ki kimi zaman sınırsız kimi zamansa onun kişisel haklarını ihlal edecek kadar kısıtlı olabiliyor. Bu nedenle bugün çocuklarımızın ev içindeki doğal, özlük haklarından bahsedeceğim.


Çocuklar kendi bedenleriyle ilgili kararları almakta özgürdür!


Bir bebek bile karnı doyduğunda başını çevirir ve memeyi emmeyi bırakarak doyduğunu ifade eder. Burada ilk olarak daha bebeğin verdiği sinyalleri almakta bile zorlanıyoruz. Bu hikayeyle başlayan en başta beslenme yolculuğu ısrarlar, dayatmalar ya da sözcük istilaları ile çocukların hayatlarında devam edebiliyor. Çocukların özlük haklarının en başında doymak ya da aç kalmak özgürlüğünün çocuklarınızda olduğunu sizlere hatırlatmak isterim.


Açlıktan ölen çocuk yoktur!


Çocuğunuzun beslenmeye karşı koyduğu direnç sizinle olan çatışması olabilir. Bu nedenle çocuğunuzu beslenmek ve ona ısrar ederek ya da kandırarak yemek yedirmek alışkanlığından vazgeçmeniz, onun kendini beslemeyi öğrenmesinin yanı sıra, en doğal kişisel hakkını da ona teslim etmeniz anlamına gelir.


Üşümek de yaşama dairdir!


Üşümek ya da terlemek, deneyimle ve değişen hava sıcaklığı ile öğrenilen becerilerdir. Bir çocuğun üşümeyi de öğrenebilmesi, değişen mevsimlerle havaya göre giyinebilmesi, kendi kıyafetlerini seçme özgürlüğü erken dönemde ona teslim edilmesi gereken haklardandır. Ortalama 1.5 yaşında bir çocuğun kendine ait, ona sunulan kıyafetleri seçebildiğini gözlemlersiniz. Burada sadece kendi kıyafetini seçmesi değil, aynı zamanda kıyafetlerini doğru esneklikte aldığınız zaman kendi başına giymesi içinde fırsat verebilirsiniz. Bir çocuğun kendi kıyafetini seçmesi, giyinmeyi tercih etmesi ya da reddetmesi engellerle karşılanmak yerine hoşgörü ile yanıtlanmalı, çocuğun bu merak ettiği deneyimi kazanması için ona fırsat verilmelidir.


Oyuncaklar ve eşyalar ona aitse önerilerinizi kendinize saklayın!


Çocuğunuza bu sana ait dedikten sonra o eşya ile ilgili hiçbir hakka sahip olmadığınızı belirtmek isterim. Eşyaların nasıl kullanıldığı, kimlerle paylaşılıp paylaşılmayacağı hatta kaybolduğunda onun yokluğuna katlanılmasına kadar pek çok kişisel karara çocuğunuzun kendisi karar vermelidir. Bu durum kafanızda soru işareti uyandırıyor olabilir. “Biz öğretmezsek nasıl bilebilir?” Biz deneyimleyerek ve tekrar ederek yeni bilgiler edinir ve yeni alışkanlıklar kazanırız. Bu nedenle çocukların kendi eşyalarıyla ilgili aldıkları kararlara saygı göstermeniz, çocuğunuzun küçük deneyimlerle, kayıplarla hayatı öğrenmesini sağlayacaktır.


Yazımı sonlandırırken “Hayat Evde Başlar” kitabımın ilk başlığı olan “Anne Baba Olarak Nelerden Sorumluyuz?” sorusunun cevabını da sizlerle paylaşmak isterim.


ANNE BABA OLARAK NELERDEN SORUMLUYUZ?


  • Çocuklarımızın öfkelenmemesinden sorumlu değiliz. Biz çocuğumuzun öfkesiyle nasıl baş edeceğini öğretmekten sorumluyuz!

  • Çocuklarımızın karnını doyurmaktan sorumlu değiliz. Nasıl yemek yiyebileceğini öğretmek ve keyifli bir yemek kültürünü onlara öğretmekten sorumluyuz!

  • Çocuklarımızı uyutmaktan sorumlu değiliz. Çocuklarımızın kendi başına uyuyabileceği sağlıklı ortamı sağlamaktan sorumluyuz!

  • Çocuklarımızın yaşadığı sorunları çözmekten sorumlu değiliz. Karşılaştığı sorunları nasıl çözebileceğini öğretmekle sorumluyuz!

  • Çocuklarımızın kendi sorumluluklarını üzerimize almakla sorumlu değiliz. Kendi sorumluluklarını Ona öğretmekten sorumluyuz.!

  • Çocuklarımızın hayatını kolaylaştırmaktan sorumlu değiliz. Onlara hayatı tüm eksi ve artılarıyla ona öğretmekten sorumluyuz!

  • Çocuklarımızın her istediğini vermekten sorumlu değiliz. İstediğini nasıl alması gerektiğini, hedefe giden yolu nasıl belirleyeceğini öğretmekten sorumluyuz.!

  • Çocuklarımızın yeter ki mutlu Olsunlar diye tüm imkanlarını sonuna kadar sunmaktan sorumlu değiliz. Her durumda vardan imkanlarla mutlu olmayı öğretmekten sorumluyuz.!


Gözde ERDOĞAN ŞAHENK




1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör