ÇOCUĞUNUZUN ODASINI KİME GÖRE HAZIRLARSINIZ?

Güncelleme tarihi: 7 Mar

Çocuğunuzun dünyaya geldiğini öğrendiğiniz andan itibaren kimi anne baba ilk olarak dünyaya gelecek olan o minik bebeği için oda hazırlıklarına başlar, kimi anne baba için riskli olan doğum sebebiyle bekler, kimisi cinsiyet sebebiyle, kimisi imkanları sebebiyle o odayı doğumdan sonra kurmak için bekletir.


Bebeğiniz dünyaya geldiğindeyse bazen büyük abi ya da abladan bebeğe geçen eşyalarla bir oda oluşturulur, bazen abi ya da abla ile birlikte bir odayı paylaşır bebeğiniz, bazen anne babanın odası ve yatağı olur yeri… Hatta anne babanın yanı o kadar tatlı olur ki alınan devasa oda takımları yıllarca kullanılmamak üzere boş bir odayı doldurur.


Bu özene bezene hazırlanan, süslü, bir türlü her alanı ile kullanılmayan odalar neye göre hazırlanır? Hatta kime göre?


Bebeğinize ya da çocuğunuza dünyanın en iyi ortamını sağlamak istiyorsunuz!


Haklısınız da o sizin en değerli varlığınız. Çocuğunuza ya da bebeğinize en değerli, en kaliteli, en rahat edeceği eşyaları alıp odasını tasarlarken onun fiziksel ve ruhsal ihtiyaçları maalesef bizlerin istekleri ve bize göre ihtiyaçları altında eziliyor. Bu bekleyen odalar genellikle çocukların ihtiyaçlarına uygun değil biz yetişkinlerin zevklerine, en iyisini, en büyüğünü verme isteğine bağlı tasarlanıyor.


Bir çocuk odasında en büyük ihtiyaç boş bir alan!


Bu çoğumuzun unuttuğu ufak bir detay olsa da bir bebeğin de bir çocuğun da odasında ferah ve özgürce hareket edebileceği boş bir alana ihtiyacı vardır. Genellikle evde küçük odalara çocuk odalarını kurabiliyoruz. Bu odalara bir de biz yetişkinlerin eşyalarının boyutlarında yatak, dolaplar hatta koltuk koyduğumuzda o küçük odanın yalnızca ufacık bir oyun ve hareket alanı kalıyor. İşte tam da bu noktada o çocuk odası artık çocuğunuza ait olmaktan çıkıp size ait oluyor.


Bir çocuğun boyutuna göre eşya seçimi yapılmalıdır!


Sıklıkla karşılaştığımız bir durum var. Bir çocuğun yatağı 1.5 kişilik hatta iki kişilik yataklar olabiliyor. Bazen de durum tam tersi, 3 yaşında bir çocuk bir bebek karyolasında hala uyuyabiliyor. Burada bir çelişki olmuyor mu sizce?


Bir çocuğun yatağında kendini güvende hissetmesi ve fiziksel rahatlığı ve uyku kalitesi için boyutla bellidir. Bebek karyolasında yatan yaşı geçkin bir çocuğa her ne kadar o yatağa sığıyor olsa da verdiğimiz mesaj “sen bebeksin” oluyorken, iki kişilik yataktaki özellikle çok dönen ve yatağın içinde sıklıkla hareket eden çocuklarda tercih edilen bu yataklar ile de çocuğa verdiğimiz mesaj “sen bizler gibi bir yetişkinsin” mesajı oluyor.


Şimdi bu da ne alaka? Diyebilirsiniz. Yalnız yatağın kullanımı ve boyutunun çocuğunuzun büyüme basamaklarına göre adım adım büyümesi onun gelişim ve olgunlaşma yolunda önemli bir sembol olduğu unutulmamalıdır.


Şimdi bir bebek ya da çocuk odası düşleyin, çocuğunuzun boyutuna göre tasarlanmış, az eşya ve bol alanın olduğu, çocuğunuzun yerde oyun oynadığı ve masasında etkinlik yaptığı, oyuncak ve devasa eşyalardan boğulmadığı, çocuğunuzun size bağımlı olmadan her köşesine kendi uzanabildiği ve kontrol edebildiği sade, basit ve çocuğunuz ile ilgili kurduğunuz hayallere göre değil, ruhsal ve gelişimsel ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğiniz bir oda….


Çocuğunuzun benim odam diyebileceği bir oda, onun ihtiyaçlarına göre şekillenen bir odadır. BÖYLE Bir odayı ise kendi gözümüz ile değil çocuğun gözünden dünyaya baktığımız zaman görebiliriz. Sevgiler.


Gözde ERDOĞAN ŞAHENK




17 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör