Çocuklarda Öfke Nöbeti

Hepimiz bir çocuk ağladığında kendi duygularımıza hâkim olmakta güçlük çekiyoruz değil mi? Bazen çok üzülüyorlar diye düşünüp üzülmesinler diye elimizden geleni yaparak ağlamalarını susturmaya çalışıyoruz. Bazen ağlamalarına karşı tahammülsüz oluyoruz. Bize göre çocuğun ağlayacağı hiçbir şey yokken bu kadar ağlıyor olmasını şımarıklık olarak algılıyoruz. Her istediğini yerine getirdiğimizi düşünüyor ve ağlanacak bir şey yok diyerek çocuğa karşı söylenmeye, içten içe kızmaya hatta tahammülümüz tamamen bittiğinde ise bağırabiliyoruz bile. Çoğu zaman ikna da ediyoruz aslında, ağlayan bir çocuk gördüğümüzde neden ağladığını sorguluyor ve onun ağlamaması için sürekli konuşuyor ve ikna etmeye çalışıyoruz.

Çocuğun bildiği en ilkel ve tek yol ağlamaktır!

Biz dünyaya ağlayarak geliyoruz. Ağlama bizim daha doğumumuzla başlayan yaşadığımız çaresizliği dışarıya yansıttığımız en ilkel yoldur. Bu nedenle bir bebek özellikle ilk 6 ayında her yaşadığı zorluğu ağlayarak ifade eder. Ağlama ancak bir annenin bebeğini iyi tanıdığı ve ihtiyaçlarını anlamlandırdığı zaman azalır. Bazen bebeğin ağlamaları o kadar uzun zaman sürebilir ki çocukluğa geçişinde de bu ağlamalar devam eder.

Ağlamak bir çaresizliğin dışa yansımasıdr!

Ağlamak bir insanın çaresizleştiğini bize kolaylıkla gösterebilir. Bu nedenle bir bebeğin de bir çocuğun da ağladığı ‘an’lar genellikle çaresiz kaldıkları anlardan oluşur. Bir bebek karnı acıktığında “benim karnım aç” diyemez bu nedenle aslında ağlama onun en önemli dilidir. Hem açlığı ile baş edemediği için çaresizleşir ve ağlar hem de bebek için ağlama bir yardım çağrısıdır. Bir çocuk ayakkabısını giymeye gayret gösterirken bu durumla baş edemediğinde ve etrafından da yardım alamıyorsa çaresizleşir ve ağlayabilir. Aslında gerçek ağlama; çocuk karşısındaki sorunla nasıl baş edeceğini bilemediği ve gereken desteği doğru zamanda ve doğru koşullarda alamadığı zaman ortaya çıkar.

Ağlayarak bir şeyleri kazanmayı biz öğretiriz.

Burada bahsettiğim gerçek ağlama dışında da pek çok ağlama şekli vardır aslında. Çocuğun istediği bir şey olmadığında ağlaması, hiç anlam veremediğimiz ve gözlemleyemediğimiz ağlamalar, sakinleştirilemeyen ağlamalar… Burada fark edilmesi gereken en önemli husus bir çocuğa ağlayarak birşeyler kazanılacağı ya da elde edileceğini biz öğretiriz. Bu ilk olarak bebeklik dönemi ile başlar. Bebeklik döneminde bebek ağlarken onu sakinleştiremediğimiz için bir oyuncakla dikkatini dağıtır. İstediği bir şeyi hiç zaman kaybetmeden daha bebek ağlarken eline verir. Yeter ki sussun diye ağlamayı bebek için bir silah haline getiririz. Bu nedenle bir çocuğun ağlaması normal karşılansa da ağlamanın nasıl yönetildiği ve nasıl sakinleştirildiği büyük bir önem kazanır.

Ağlamak öğrenilmiş bir davranışa dönüşür!

Çocuğun ağlamaları karşısında biz yetişkinler genellikle duygularımıza hâkim olmakta güçlük çekeriz. Kimi zaman üzülür, kimi zaman kaygılanır kimi zaman da tahammül edemez ve sinirleniriz. Burada ağlamayı hangi duygu ile sakinleştirdiğiniz önemlidir. Çocuğunuzun ağlamalarını kandırarak, dikkatini dağıtarak, istediğini uygun olsun ya da olmasın ağlarken eline veriyor olmanız ağlamayı çocuğunuz için öğrenilmiş davranışa dönüştürür. Ağlama sırasında yapılan hatalar; çocuğunuzu ağlarken ikna etmeniz, kandırmanız, eline istediğini tutuşturmanız, bağırarak ya da korkutarak susturmaya çalışmanız, cezalandırmanız olarak çeşitlense de çocuğunuzun yaşadığı durumu anladığınızı maalesef ki bu yöntemleri izleyerek çocuğunuza hissettiremezsiniz. Bu nedenle çocuklar büyüme sürecinde pek çok bilmediği, farkında olmadığı, yapamadığı durumla karşı karşıya kalacak ve çaresizleşecektir. Her koşulda çocuğunuz ağladığı sırada önceliğiniz onu susturmak yerine siz sakin kalarak onu sakinleştirmek olduğunda yukarıda bahsettiğim hatalardan kaçınmaya ve çocuğunuz sakinleştiğinde onunla doğru iletişim kurmaya başlarsınız. Ağlamaların şifrelerini çözdüğünüz, çocuğunuzla güvene dayalı bir ilişki kurmanız dileği ile…


Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı
Pedagog Gözde ERDOĞAN

BLOG

14

Oca

Oca

Çocukları Büyümeye Heveslendirin Çocukları Büyümeye Heveslendirin

Çocukları Büyümeye Heveslendirin

Çocukları Büyümeye Heveslendirin

Bir çocuk dünyaya geldiğinde bağımlı bir varlık olarak doğar. Eksik, aciz ve yetersizdir. Bir çocuğun bakıma muhtaç olma durumu, annenin ya da bakan kişinin sevgi, şefkat ve ilgisi ... Daha Fazlası

14.Oca.2019

Çocukları Büyümeye Heveslendirin

Çocukları Büyümeye Heveslendirin

Bir çocuk dünyaya geldiğinde bağımlı bir varlık olarak doğar. Eksik, aciz ve yetersizdir. Bir çocuğun bakıma muhtaç olma durumu, annenin ya da bakan kişinin sevgi, şefkat ve ilgisi ... Daha Fazlası

25

Ara

Ara

Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Yaşamımızın ve gelişen aile modellerinin bir parçası da boşanan anne baba. Günümüzde boşanmanın artmasıyla birlikte çocuklar tek ebeveynli yaşama adapte olmaya çalışıyorlar. Bu nok ... Daha Fazlası

25.Ara.2018

Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Boşanma Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Yaşamımızın ve gelişen aile modellerinin bir parçası da boşanan anne baba. Günümüzde boşanmanın artmasıyla birlikte çocuklar tek ebeveynli yaşama adapte olmaya çalışıyorlar. Bu nok ... Daha Fazlası

27

Kas

Kas

Evinizde Çocuklarınıza Verdiğiniz Hakları Gözden Geçirmeliyiz Evinizde Çocuklarınıza Verdiğiniz Hakları Gözden Geçirmeliyiz

Evinizde Çocuklarınıza Verdiğiniz Hakları Gözden Geçirmeliyiz

Evinizde Çocuklarınıza Verdiğiniz Hakları Gözden Geçirmeliyiz

Çocuklarımıza sunduğumuz özgürlük alanı maalesef ki kimi zaman sınırsız kimi zamansa onun kişisel haklarını ihlal edecek kadar kısıtlı olabiliyor. Bu nedenle bugün çocuklarımızın e ... Daha Fazlası

27.Kas.2018

Evinizde Çocuklarınıza Verdiğiniz Hakları Gözden Geçirmeliyiz

Evinizde Çocuklarınıza Verdiğiniz Hakları Gözden Geçirmeliyiz

Çocuklarımıza sunduğumuz özgürlük alanı maalesef ki kimi zaman sınırsız kimi zamansa onun kişisel haklarını ihlal edecek kadar kısıtlı olabiliyor. Bu nedenle bugün çocuklarımızın e ... Daha Fazlası

22

Kas

Kas

Çocuklarınızı Geçiştirmeyin Geliştirin! Çocuklarınızı Geçiştirmeyin Geliştirin!

Çocuklarınızı Geçiştirmeyin Geliştirin!

Çocuklarınızı Geçiştirmeyin Geliştirin!

Gerçek şu ki yazın çocuğumuz yaşamımızın daha sakin ve dingin dönemlerini yaşarız. Genellikle yıl içinde var olan yoğunluk ve yorgunluğumuz kalmaz, tatilde daha dinç, dingin ve bir ... Daha Fazlası

22.Kas.2018

Çocuklarınızı Geçiştirmeyin Geliştirin!

Çocuklarınızı Geçiştirmeyin Geliştirin!

Gerçek şu ki yazın çocuğumuz yaşamımızın daha sakin ve dingin dönemlerini yaşarız. Genellikle yıl içinde var olan yoğunluk ve yorgunluğumuz kalmaz, tatilde daha dinç, dingin ve bir ... Daha Fazlası

13

Kas

Kas

Çocuklara Karşı Toplumsal Görevimiz! Çocuklara Karşı Toplumsal Görevimiz!

Çocuklara Karşı Toplumsal Görevimiz!

Çocuklara Karşı Toplumsal Görevimiz!

Her birimizin toplumsal olarak yaşayan her çocuğa karşı pek çok sorumluluğumuz var. Bizler bu sorumluluklarımızın genel olarak farkında olsak bile maalesef ki yaşarken geleceğimiz ... Daha Fazlası

13.Kas.2018

Çocuklara Karşı Toplumsal Görevimiz!

Çocuklara Karşı Toplumsal Görevimiz!

Her birimizin toplumsal olarak yaşayan her çocuğa karşı pek çok sorumluluğumuz var. Bizler bu sorumluluklarımızın genel olarak farkında olsak bile maalesef ki yaşarken geleceğimiz ... Daha Fazlası

22

Eki

Eki

Çocuklarda Öfke Nöbeti Çocuklarda Öfke Nöbeti

Çocuklarda Öfke Nöbeti

Çocuklarda Öfke Nöbeti

Hepimiz bir çocuk ağladığında kendi duygularımıza hâkim olmakta güçlük çekiyoruz değil mi? Bazen çok üzülüyorlar diye düşünüp üzülmesinler diye elimizden geleni yaparak ağlamaların ... Daha Fazlası

22.Eki.2018

Çocuklarda Öfke Nöbeti

Çocuklarda Öfke Nöbeti

Hepimiz bir çocuk ağladığında kendi duygularımıza hâkim olmakta güçlük çekiyoruz değil mi? Bazen çok üzülüyorlar diye düşünüp üzülmesinler diye elimizden geleni yaparak ağlamaların ... Daha Fazlası

Gözde Erdoğan Gelişim Akademisi - 2018 Tüm hakları saklıdır.
Web Tasarım ve İçerik Yönetimi